17 Nisan 2009 Cuma

Şerefnâme Tamamlandı [1597]



1543’de Bitlis’te dünyaya gelen ve 1613’te ölen Kürt hükümdarı Şerefxanê Bedlisî, Kürt tarih yazıcılığının en önemli eseri kabul edilen ve Kürdoloji’de önemli bir kaynak olarak yer tutan Şerefnâme adlı eserini 1597 yılında tamamladı. Şerefxan bu eserde, bir sosyolog gibi Kürtlerin yapıları ve karakterleri üzerinde durmakta, onların tarihleri hakkında bilgiler vermektedir. Yalın bir dil ile yazılan Şerefnâme’de, yazar, Kürtleri, beyleri, aşiret ve Kürtler’le ilgili olayları anlatırken tamamen abartısız ve nesnel bir biçimde davranır. Dehak’a karşı ayaklanan Kawa’nın efsanesiyle başlayan kitapta, Kürt topluluklarının aşırı cesaret sahibi, alabildiğine mert ve cömert olmalarıyla tanındığı, yaradılışlarından kaynaklı son derece mağrur oldukları, onurlarının yüksek ve riyakarlığı sevmedikleri yazılıdır.Uzun ve geniş bir çalışmanın ürünü olan bu eserin orijinal elyazması halen Oxford Üniversitesi’ndeki Bodleian Kütüphanesi’nde bulunmaktadır. Bu önemli eser 1669 yılında yine Bitlisli bir emir olan Ahmed Mirza Bey, 1681 yılında Şem’i ve Diyarbakırlı bir öğretmen olan Süleyman Savci tarafından 1930 yılında çevrilip düzenlenmiş fakat yayımlatamamışlardır. Farsça olarak yazılan kitap, 1860 yılında Rusçaya, 1868 yılında Fransızcaya, 1948 yılında ise Siverekli bir Kürt olan Muhammed Ali Avni tarafından Mısır’da Arapçaya çevrilmiştir. 1971’de M. Emin Bozarslan tarafından Türkçeye çevrilerek yayımlanan kitap büyük bir ilgiyle karşılanmıştı.Şerefnâme’yi Fransızca olarak yayımlayan Çarlık Rusyası devlet danışmanı ve Saint Petersburg Üniversitesi akademisyenlerinden François Bernard Charmoy, “Onun tarih yönetimi doğulu tarihçilerin bilinen abartılı stilinden uzak ve büyük bir sadelik taşıyor; aktardığı rivayetlerde dahi çelişkiye ender rastlanıyor” diyor Şerefxan için. Şerefxanê Bedlisî, kitabınının amacını “Kurdistan’ın genel hayatında aktif rol oynayan Kürt ailelerinin güzel anılarının perde altında gizli saklı kalmamasını sağlamak” olarak özetler Şerefnâme’nin sunuş bölümünde ve “Ne yazıktır ki Kürtler birbirlerinin sözüne uymazlar; aralarında ittifak ve işbirliği yoktur” sözleriyle Kürtlerin ilk tarih kitabını yazmaktaki temel gayesini ortaya koyar.

İLGİNÇ BULUŞLAR


bu mousepad in özelliği donanımları kullanmada bilgisayara baglı kalmamak,üzerine eklenen usb çıkışları ile kullanımı kolay,işe yarar bir tasarım olmuş,usb mouse görüldüğü gibi mousepad üzerinden bağlanmış,güzel bir tasarım...



bu alışveriş sepetini japonlar yapmış,üzerindeki ekranda aldığınız ürünün özelliklerini ve fiyatını gösteriyor,harcadığınız parayı biliyorsunuz,ayrıca aradığınız ürünlerin yerini size sözlüyor ve kolaylıkla bulabiliyorsunuz...

teknoloji ilginç tasarımlarla ilgi çekmeye devam ediyor.bu gördüğünüz flash bellek hafızası doldukça şişiyor,çok eğlenceli bir buluş bence,ilginizi çekebileceğini düşündüm


uzakdoğuda sokakları temizlemek için böyle bir tasarım yapmışlar,iyi temizliyormu bilemem ama görüntüsü komik olmuş...
















































































































































































































































































































































































































































































































































15 Nisan 2009 Çarşamba







Erzincan Üniversitesi, 1 Mart 2006 tarihinde 5467 sayılı kanun ile Erzincan'da kurulmuştur. Daha önce Erzurum Atatürk Üniversitesine bağlı bulunan üniversite birimleri adı geçen kanunla Erzincan Üniversitesi çatısı altında toplanmıştır. Kuruluş tarihi yeni de olsa, fakülteleri oldukça köklüdür. Örnek olarak Eğitim Fakültesi 1992, Hukuk Fakültesi 1987 yılında kurulmuştur. Üniversite, kısa zamanda büyük işler başarmış olup kendini katlayarak gelişmeye devam etmektedir. Yeni dönemlerde Üniversite bünyesinde Sivil Havacılık Yüksekokulu kurulması için çalışmalar yapılmaktadır. Ayrıca Türkiye'de sadece 2 üniversitede bulunan Raylı Sistemler Programlarından biri de bu üniversitede bulunmaktadır.(Diğeri Eskişehir Anadolu Üniversitesindedir.)
Üniversitenin yeni kampus alanı, Erzincan-Sivas karayolunun 12. kilometresinde Yalnızbağ Yerleşkesi olarak belirlenmiştir. Yeni yerleşke yüksek standartlara sahip olup, proje çizimleri üniversitenin galeriler bölümünden izlenebilir. Yeni yerleşkeyle birlikte fakültelerin ve diğer akademik birimlerin sayısı artacaktır. Ayrıca Yalnızbağ Yerleşkesine ek olarak bir mini kampus daha oluşturulacaktır. Burada ise Tıp Fakültesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü gibi sağlıkla ilgili akademik birimler yer alacaktır. Üniversite uluslararası alana da açılmış ve Avrupa Üniversiteler Birliği (European University Association), Karadeniz Üniversiteler Birliği (Black Sea Universities Network), Magna Charta ve Erasmus gibi programlara üye olmuştur. Üniversite, Anadolu'da Bir Dünya Üniversitesi sloganıyla yoluna devam etmektedir.


Konu başlıkları
1 Akademik Birimler
1.1 Fakülteler
1.2 Enstitüler
1.3 Yüksek Okullar
1.4 Meslek Yüksek Okulları
1.5 Araştırma Merkezleri ve Koordinatörlükler
2 Dış bağlantılar

Akademik Birimler

Fakülteler

Hukuk Fakültesi
Tıp Fakültesi
Fen-Edebiyat Fakültesi
Eğitim Fakültesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi

Enstitüler

Fen Bilimleri Enstitüsü
Sosyal Bilimler Enstitüsü
Sağlık Bilimleri Enstitüsü

Yüksek Okullar

Sağlık Yüksekokulu
Kemaliye Turizm ve Otelcilik Yüksek Okulu

Meslek Yüksek Okulları

Meslek Yüksekokulu
İlahiyat MYO
Kemaliye Hacı Ali Akın MYO
Refahiye MYO
Tercan MYO
Sağlık Hizmetleri MYO
Üzümlü MYO
Kemah MYO
Turizm ve Otelcilik MYO
İliç MYO
Çayırlı MYO

Araştırma Merkezleri ve Koordinatörlükler

Bilgisayar Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi
Doğu Anadolu Deprem Araştırma ve Eğitim Koordinatörlüğü
Türk Halk Bilimi Araştırma ve Uygulama Koordinatörlüğü
Stratejik Araştırmalar Koordinatörlüğü
Biyolojik Çeşitlilik Araştırma ve Uygulama Koordinatörlüğü
Yukarı Fırat Havzası Araştırma ve Uygulama Koordinatörlüğü (YUFHAK)
Erzincan Teknokent Koordinatörlüğü
MEYOK Koordinatörlüğü
Proje Eğitim Koordinatörlüğü
Eğitim Stratejileri Geliştirme Koordinatörlüğü
Uluslarası İlişkiler Koordinatörlüğü

13 Nisan 2009 Pazartesi

İSTANBUL'UN İNCİSİ:BÜYÜKADA

Büyükada, yabancılar tarafından Prens Adaları olarak da bilinen İstanbul açıklarındaki adaların en büyüğüdür. Eski adı Prinkipo'dur."Prinkipo" Rumca'da "Prens" anlamına gelmektedir.





Coğrafya
Yüzölçümü 5,4 kilometrekaredir. Kış nüfusu 2000 yılı verilerine göre 7.320 kişidir. Evlerin çoğunun yazlık mahiyetinde olması sebebiyle yaz nüfusu kış nüfusundan çok daha fazladır. Maltepe sahiline uzaklığı 2.300 metredir. Büyükada'da biri güney, diğeri kuzeyde olmak üzere iki tepe bulunur. Güneydeki tepe, 203 metre yükseklikteki Yücetepe'dir. Kuzeydeki tepe ise 164 metre yükseklikteki İsa Tepesi'dir.





Tarihçe :1930 yılında Karacabey mevkiindeki Rum Ortodoks mezarlığı yakınında bulunan ve Büyük İskender'in babası Makedonya kralı II. Filip'e ait altın sikkeleri ihtiva eden Büyükada Definesi, adanın tarihine ilişkin en eski bulgudur. Hepsi 207 altın sikkeden ibaret olan define şu anda İstanbul Arkeoloji Müzesi'ndedir. Diğer Prens Adaları gibi Büyükada da Bizans döneminde sürgün yeri olarak kullanılmıştır. Adalar, Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul'un fethi'nden bir ay önce zaptedilmiştir.







Tarihi yapılar
Adanın en yüksek tepesinde Aya Yorgi Kilisesi ve Aya Yorgi Manastırı bulunmaktadır. Buradaki ilk yapı, M.S. 6. yüzyıl'da inşa edilmiştir. Bu mevkide, bir çok kilise ve manastırın kalıntıları da vardır. Bunlardan bazıları günümüze kadar ulaşmış, bazıları yıkıntı olarak kalmıştır.
İsa Tepesi'nde ise Hristos kilise ve manastırı ile Rum Yetimhanesi bulunmaktadır. Rum Yetimhanesi'nin binası dünyanın en büyük ahşap monoblok yapılarındandır.
Kumsal semtindeki Ayios Dimitrios kilisesi de Büyükada'nın önemli dini yapılarındandır. Adadaki Ortodoks cemaat, büyük ayinlerini burada yapar.
Büyükada'da bulunan 4 camiden mimari bakımdan en dikkat çekeni 2. Abdülhamid tarafından yaptırılan Hamidiye Camii'dir. Mimari açıdan Batı etkisinde inşa edilmiş bulunan mekan, Ada Cami Sokağı'nda bulunmaktadır.




Turizm: Tarihi ve doğal güzellikleriyle yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktalarından biridir. Motorlu taşıtların yasak olduğu (resmi araçlar hariç) adada ulaşım bisiklet ve faytonlarla sağlanır.
Denize girmek isteyenler için dört plajı mevcuttur:
Yörükali Plajı
Prenses Plajı
Nakibey Plajı
Kumsal Plajı
Lev Troçki'nin, Gürcü asıllı Sovyet lideri Stalin tarafından sürgün edildikten sonra 1929-1933 yılları arasında yaşadığı Nizam Mahallesi'ndeki ev ve ünlü yazar Reşat Nuri Güntekin'in Maden Mahallesi'ndeki evi adayı ziyaret edenlerin ilgisini çekmektedir.
Aya Yorgi manastır ve kilisesinin özel bir yeri vardır: Her yıl 23 Nisan ve 24 Eylül günlerinde sayısız insanın 200 metrelik bu tepeyi tırmanıp kiliseye ulaşınca, inancı doğrultusunda dua ettiği, niyet tuttuğu ya da şifa umuduyla siyah cüppeli bir Ortodoks papazdan dua dilediği görülebilir.